M: 01.01.2012 H:7 Safer 1433 tarihinde merhum Hocamız Hacı Ömer Fevzi CEVAHİRCİOĞLU ile yapılan ropörtajı istifadenize sunuyoruz.
HACI ÖMER FEVZİ CEVAHİRCİOĞLU KİMDİR?
Yakup KARADAVUT: Esselamü aleyküm verahmetüllah! Muhterem hocam! Topluma faydalı olacağına inandığımız bu anlamlı röportajı kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Allah razı olsun.
Hacı Ömer Fevzi CEVAHİRCİOĞLU: Ve aleykümüsselam ve rahmetüllahi veberekâtüh! Elhamdülillâhi Rabbilâlemîn. Vessâlatü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve ehl-i beytihî ecmaîn. (Bütün hamdler âlemlerin Rabbi olan Allah-ü Teâlâ’ya mahsustur. Salât ve selam efendimiz Muhammed (sav)'e, âline, eshabına, ehli beytine ve cümlesinin üzerine olsun.)
Bismillahirrahmenirrahim.”Rabbişrahli sadri ve yessirli emri Vahlul ukdeten min lisanî yefkahu kavlî” (“Ey Rabbim göğsümü aç, genişlet işimi kolaylaştır. Dilimde bulunan düğümü çöz de, anlasınlar beni.”) (Taha s:20/25-28)
Hoş geldiniz. Dâr-ı dünyadan dâr-ı bekâya göçmeden evvel böylesine anlamlı bir düşünceniz için ben teşekkür ederim, çok memnun oldum. Rabbim tevfikini refik eylesin. Buyurun!
Yakup KARADAVUT: Âmin. Teşekkür ederim. Efendim! Malum, halkımız arasında “Hacı Ömer Efendi” deyince ilmi ve ahlaki olarak hürmet duyulan bir sima akla geliyor. Kısaca sizleri tanıyabilir miyiz, “Hacı Ömer Efendi” kimdir?
Hacı Ömer Fevzi CEVAHİRCİOĞLU: Efendim, insanımızın teveccühünden naşi (dolayı) Allah razı olsun. Gerede Urum Şah yaylası Miladi: 10 Haziran 1927 (Hicri:10 Zilhicce 1345)’te dünyaya geldim. Babam Cevahircizâde Mustafa Zeki Efendi’dir. Annem Necbibe hatundur. Rahmetli babama “Zeki” adını mektep hocası vermiş. Böylece Cevahircizâde Hacı Zeki olarak şöhret bulmuştur. Kendisi merhum Hacı Emin Efendinin güzide talebelerinden imişti.
Babam hafızası kuvvetli ileri derecede Arapça ve Farsça bilmekte idi. Sesi çok güzeldi. Arapça yazısı mükemmeldi. Çok hayırsever birisiydi. Şehrimizin muhtelif yerlerinde çeşme hayratları var. Ve çarşı ortasında Yeni Camii minaresi tabii bir renkte az yivli çok güzeldi. Minare 1944’te hasar görmüş ve yeniden yaptırmıştır. Daha sonra deprem bölgesi şartlarına uyularak ahşap direkler arasını tuğla ile doldurtmuştur.
İlköğretime eski adı “Ziya Gökalp İlköğretim Okulunda” başladım. Öğretmenim Hasan Bey ismiyle maruf muallimdi. Daha sonra Misak-ı Milliye’den sonra adları (Esentepe. M-H Çevikoğlu İ.Ö.O.) olarak değişen İlköğretim Okulundan pekiyi derece ile 1938’de mezun oldum. İlçemizdeki camilerde namaz arasında istiğfar getirmenin 12 farklı eserden araştırarak müstehap olduğunu beyan eden bir mücadelem oldu. Hatta DİB’da yazı yazdığım oldu. Niğde’ye vaiz olarak tayin edildim. Fakat hasbi çalışmayı tercih ettim. Manifaturacılık (bezzazlık) yaptım. Esnaflık yıllarımda nicelerine “Manzum Akâid” kitabından dersler vermek nasip oldu. Mum yakarak sabahlara kadar bir mesele üzerinde araştırmalarım olurdu. Sabah akşam Fıkıh kitaplarından kendimi alamazdım.
İlerleyen yıllarda “Gerede İlim ve Hayır Vakfı’nın” başkanlığını yaptım.
Yakup KARADAVUT: Efendim, ilim yolunda yetişme ortamınızı, üzerinizde tesiri olan kişi ve olaylardan misâller verebilir misiniz?
Hacı Ömer Fevzi CEVAHİRCİOĞLU: Kur’an-ı Kerim-i babamdan öğrendim. İlk ilmihal bilgisini de ondan okudum. Gerede vaizi Hafız Muharrem Gündüz’den Kur’an kıraatı ve tecvid dersleri aldım. 1943’ten itibaren ise Hacı Kemalettin ÜSTÜN’den Arapça dersleri almaya başladım. Gayet olgun, mütevazı, zeki, kibar, ehl-i tasavvuf bir kimse idi. Fransızca, Arapça ve Osmanlıca bilirdi.
Beni en çok etkileyen zat da hocam Hacı Kemalettin ÜSTÜN oldu. Kendisinden “İlm-i Sarf”tan Emsile, Bina, Maksud, Izzî, Merah, “İlm-i Nahiv”den Avamil, Izhâr, Kâfiye’yi okudum. Emsile bahsini 14 günde bitirdim.
Ömer Nasuhi Bilmen Hoca ile mektuplaşmamız oldu. Ve bilfiil de ziyaretinde bulundum. Ahmed Hamdi Akseki Hoca ile mektuplaştık.
1946’da İstanbul’da askerlik yaparken Arapça dersleri vermek nasip oldu. 1950’de Gerede Belediye Başkanı Mehmet Nuri Aydemir’in kızı Hamdiye hanımla evlendim. 2 erkek 2 kız evladımız dünyaya geldi. Yıllarca Yeni Cami’de Arapça, İlmihal ve Fıkıh dersleri vermek nimet olarak verildi.
Yakup KARADAVUT: Efendim özellikle sizlere “Fıkhi Meseleleri” danışan hocalarımızdan bahseder misiniz?
Hacı Ömer Fevzi CEVAHİRCİOĞLU: Şimdi efendim, bir şükranı-ı nimet olarak babanız güneyli merhum hafız Raşit hocadan başlayayım. Hatırımda olanları saymaya çalışayım. Ekrem Doğanay, Şeref Danışman, Muhsin Cevahirli, Yusuf Şen, Hafız Behçet, Kayı Kirazlı Hatıp lakaplı Ahmet efendi, Kayı Zopranlı İbrahim efendi, Dörtdivanlı Mevlüt hoca, Mustafa Akmanşen hoca şu anda hatırıma gelenler. Aklıma gelmeyen elli altmış civarında hoca vardı. Hocaların arasında bendenize “bu bizim fıkıh hocamız”derlerdi. Cümlesinden Allah razı olsun.
Yakup KARADAVUT: Gençliğinizde ilimden arta kalan zamanınızı ve unutamadığınız bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?
Hacı Ömer Fevzi CEVAHİRCİOĞLU:
Ata binmeği ve yaylaya çıkmayı severdim. Temiz ve doğal bir ortamda tefekküre dalmak, büyük bir nimet! Bir ara canımızla imtihan olduk. İstanbul Sarıyer’de Anadolu Kavağında boğulma tehlikesi atlattım. Ömrümüz varmış yaşıyoruz, elhamdülillah!
Yakup KARADAVUT: Değerli Hocam, “Sahih Kaynak” nedir? Ve hocalarınızın üzerinde durduğu ve sizlerin iştiyakla okuduğunuz kaynak eserler nelerdir?
Hacı Ömer Fevzi CEVAHİRCİOĞLU: Sahih Kaynak; Kur’an-ı Kerim, Sahih Hadisler, akl-ı selim ve tecrübedir. Sahih kaynak olarak hocalarımızın üzerinde durduğu eserler çoktur amma hatırımda olanları söyleyeyim: Önce Kuran-ı Kerim Meal ve Tefsiri, Elmalılı M.Hamdi Yazır’ın Hak Dini Kuran Dili, Kütüb-ü Sitte hadisleri, Büyük İslam İlmihali (Ö.N.Bilmen), merhum Muhammed Hamidullah’ın “İslam Peygamberi, Mekke Medine Dönemi” aklıma geldi.
İzmirli İsmail Hakkı efendinin kitaplarını çok okurdum. Bunun yanında Ahmed Naim Efendinin Buhari-i Şerif Tercemesi. Ömer Ferid Kam’ın Vahdeti Vücud kitabı, Müntekanın Şerhi Damâd’ı, İbn-i Abidin’in eserleri, Fetava-i Hindiyye, Bedayüssenâyi, Muvaddah İlmi Kelam dersleri ve Kamusu (Ö. N. Bilmen). Mehmet Zihni Efendinin Ni’metül İslam’ı, İbni Cevzinin Zâtül Meâdi, Halil Gönenç, Mehmet Emre ve İbni Teymiye’nin eserlerini okudum.
Yakup KARADAVUT: Efendim, sizce âlim kimdir? Yakın dönemde görüştüğünüz âlimler kimlerdi, bilgi verebilir misiniz? Bir hatıranızı da nakledebilirseniz sevinirim?
Hacı Ömer Fevzi CEVAHİRCİOĞLU: Âlim; Kur’anı-Kerim’i ve Hadisi Şerifleri rehber edinmiş, akl-ı selimi kullanan, ahlak-ı hamidiyye sahibi, ilmiyle amil, zamanının yaşantı ve bilgilerine vakıf, nezaketli, olgun ve çok samimi bir insandır.
Allah razı olsun yakın dönemin gönül insanlarından lâyık olmadığımız halde ziyaretimizde bulunanlar ve karşılaştıklarımız oldu. Başta hocam,Kemalettin Efendi hz.,bizim damattan dolayı tanıştığımız Prof. Dr. M.Es’ad Coşan h.z, talebem Ekrem Doğanay, Gönüller Sultanı Mehmet Zahid Kotku h.z. (Fatih İskenderpaşa’da bir Cuma hutbesini dinledim hayran olmuştum), Ali Haydar Efendi, Beykozda Osman efendi,Beşiktaş’ta Cemal Efendi,Medineli Osman Efendi,Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi, Ömer Nasuhi Bilmen hz.vb.
Hâtıra değince; merhum Es’ad Coşan Ankara’ya geçerken yanıma uğradığı olurdu, karşılıklı muhabbetimiz vardı. Bir yazma eserin müellifi yoktu, çok merak ettim. Maşaallah güzelce araştırmış. Araştırmasını da naif bir bir şekilde iletti. Benim tahminimdeki isimle muafık olmuştu, çok sevinmiştim. Bir de eski Diyanet Reisi Ahmet Hamdi Akseki’ye bir meseleyi Osmanlıca el yazımla sormuştum. Cevabını Arapça almıştım. Bu da benim için çok anlamlıydı.
Yakup KARADAVUT: Efendim, kütüphanenizde mevcut olan kaynak eserlerden de biraz bahsedebilir misiniz?
Hacı Ömer Fevzi CEVAHİRCİOĞLU: Elhamdülillah Kütüphanemizde birçok yazma ve matbaa basımı eser mevcud. Kısa kısa ifade edeyim, hepsini hatırlamak zor, malum ömrümüzün sonbaharındayız.
AKÂİD:Ömer Nasuh Efendi, Muvazzah İlm-i Kelam Dersleri, Sadeddin et-Teftâzânî’nin Şerhu Akaidi'n-Nesefiyye. İ.Âzam’ın Şerh' ul-Mekâsıt’ı, Seyyid Şerîf el-Cürcânî’nin Şerhu'l-Mevâkıf’ı, Mehmet Vehbi Efendi’nin Akâid-i Hayriyye’si Şerhi. Siraciyye fetva kitabının sahibi, Ali Uşi hazretlerinin yazdığı Emâli Kasidesinde ehl-i sünnet itikâdı manzum olarak çok güzel anlatılmış. Nesefinin Akâid metni ve özlü şerhleri.
FIKIH: Cennet mekân hocam Kemalettin “Üstün’ün Elli Dört Farz Şerhi”, Ebü'l-Fazl el-Mevsılînin, (683/1284) el-İhtiyar lita'-lili'l-Muhtar, Ebu'l-Hasen Burhânüddin el-Mergînânî’nin(593/1197), el-Hidâye’si (2 cilt), Kastamonu’lu Rüştiye-i Askeriyesi Müderrisi Lisân-ı Osmanî hocalarından Müderris Ahmet Ziyaeddin Efendi’nin Vesiletün Necat İlmihali,1314) ,(Babamın okuttuğu ilk kitap)
Tahavi ve Tahtavi’nin kitapları, Kuduri’nin Muhtasarı, Kuhestani’nin Nurul İzahı, İbn-i Rüştün Mezahibi,Mezahibül Erbaa (Mecelle),İbn-i Abidi’nin eserleri,İbrahim Halebi Münye ve Mülteka, Hacı Mehmet Zihni Efendi’nin Ni’metül İslamı,Ömer Nasuhi Bilmen’in Fıkıh Kamusu, Aksekili Muhammed Hamdi Efendinin “Dini Dersler” kitabının 1333-1341 (hicri) basımları.
FIKIH USULÜ: İmam Şafii’nin Er-Risâle’si, İbrahim eş-Şâtıbî (790/),el-Muvafakât (4 cilt). Molla Hüsrev(885/1480), Mir'âtü'l-Usul.
TEFSİR: En muteber, çok üstün akıl ve nakil hepsi mevcut eserden başlayayım: Hak Dini Kuran Dili (Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır). Tefsir-i Kebir (Muhammed Razi) ,Feth-ul Kadir (Şevkani), Beydavi Şerhi (Şeyhzade), Mevdudi Tefsiri, Hasan Basri Tefsiri, Üsküdari Şeyh Mahmud efendinin Tasavvufi Tefsiri (Mecalis),Ebusuud Efendinin İrşadül Akl-ı Selim ila Mezayel Kuran-ı Kerim, Ahmed Naim Efendinin Tecrid-i Sarih Tercemesi.
HADİS: Buhari ve Telhisi, Ebu'l-Hüseyin Müslim b. Haccac'ın (261/874) el-Müsnedü's-Sahih (5 cilt), Ebû Davud es-Sicistânî'nin (275/888) Sünen'i (4 cilt),Nesai,İbn-i Mace, Muhammed b. İsa b. Sevre et-Tirmizî'nin (279/892) Sünenü Tirmizî ,İbn Hacer el-Askalânî (852/1448), Fethu'l-Bârî fi Şerh-i Sahihi'l-Buhârî,Şevkanin’nin Neylül Evtar’ı, İmam-ı Kastalani’nin Mevahib-i Ledünniye Tercümesi, Abdirrahmân ed- Dârimînin (181-255) eseri olan Müsned-i Dârimî’yi sayabiliriz.
AHLAK: İmam Gazzâlî'nin İhyâu ulûmi'd-dîn, Hâris el-Muhasibî (857), er-Riaye Lihukillah, İmam Rabbânî, Mektubat (2 cilt), Abdurrahman Cami (Molla Cami) (898/1492), Nefahâtü'l-Üns. Ahlak-ı Alai / Kınalızade Ali Çelebi. Şunu da hatırlatmak isterim bütün fıkıh ve ilmihal kitaplarında ahlaktan bahsedilir.
TARİH: Âlem-i İslam (Abdurreşit İbrahim Efendi),Cevdet Paşanın Kısas-ı Enbiyası, Mustafa Müftüoğlu’nun “Yalan Söyleyen Tarih Utansın” ve Kadir Mısıroğlu’nun Eserleri ilk aklıma gelenler.
