Arama:

Ümmi Kemal’in hayatı hakkında kesin ve fazla bilgiye sahip olmamamıza rağmen, Bolu bölgesinde yaşadığı kuvvetli bir ihtimaldir. “Son durağın ise Bolu olduğu yapılan araştırmalar neticesinde anlaşılmıştır”[1] Horasan’dan Anadolu’ya gelip, oradan da Tekke Köyü’nün bulunduğu yere yerleşerek yaşamını devam ettirmiştir. 

Horasan’da Sûfi Sultan’dan el almış, onun teveccüh ve övgüsüne mazhar olmuş, Anadolu’yu ihya etmesi için gönderilmiştir. Bolu’ya geldikten sonra çevresinde münzevi bir hayat yaşamıştır. Şehirden lezzet almaz, dağlarda gezer ve efkârını yüksek yerlerde dağıtırmış. Bozarmut Dağlarını yurt edinmiş, araziyi ihya etmiş, yabani ağaçları aşılamış ve çevresindeki insanları da irşad ederek; hem tabiata ve hem de insanlara faydalı olmuştur.[2] 

Din, tasavvuf, sanat ortamında büyüdüğü; Dağistan, Kırım, Azerbaycan, Tataristan, Özbekistan, Türkiye ve Arap ülkelerinde değişik vesilelerle bulunduğu bilinmektedir.[3]

Bir görüşe göre Ümmi Kemal Dağıstan&#39da şimdiki Baytogay köyünün yerinde bulunan Kounkala adlı eski Kumuk Köyü’nde doğmuş, ilk tahsilini köyünde tamamladıktan sonra Şirvan&#39da okumuş ve Osmanlı ülkesine gelmiş olduğu belirtilmektedir[4]

Ümmi Kemal Oğuz Boyundan olup, Horasan’dan Anadolu’ya geldiği, Peygamber neslinden olduğu kaydedilir.[5] Buna muhalif görüşlerde vardır:

Kemal Ümmi XV. Yüzyılda yaşamış bir mutasavvıf şairdir. Tahminen 1375’te Karaman’da doğmuştur. Ümmi sıfatını taşır; fakat birikimini tekkelerden aldığı kabul edilmektedir. Erdebil’de hayatının uzun bir bölümünü geçirmiş geri kalan kısmını ise Bolu’nun Sazak bölgesindeki Tekke köyünde geçirmiştir[6]

“Oğuz Türkleri; başlarında kabile reisleriyle beraber gelerek Gerede şehrini[7] ve köylerini tesis eylemişlerdir. İlk tedrisatlarını nasıl ve ne suretle yaptıklarına dair esaslı bir malumat elde edilememesine rağmen, zaman zaman ihtiyarların anlattıklarına göre kabile reisleri ilim ve fazlıyla meşhur şeyhler-ihtiyarlar olup kabile efradının tahsil ve tedrisi bunlar tarafından yapılıyormuş. Halk arasında bunlara “Dede” nâmı verilmektedir.”[8]

Ümmi Kemal’de kabilesi ile beraber gelip, buraya yerleşerek hem kendi kabilesini ve hem de çevresini aydınlatmaya ve eğitmeye davam ettiği anlaşılmaktadır. “Köyün tekkesinin şeyhi”[9] olduğu belirtilmiştir. 

“Kemal Ümmi’nin bazı kaynaklarda ümmi olduğu söylense de bunun ortaya çıkardığı eserlerle tamamen zıt bir durum oluşturduğu gibi böyle bir durumun olması da imkânsızdır. Onun eserleri incelendiği zaman görülecektir ki bu eserleri ortaya koyan birisinin kesinlikle bir tahsil görmüş olması gerekmektedir.  

Birçok ayet ve hadisin Türkçe meallerinin yer aldığı manzumeler söylemek ve hadis mealleri üzerine mesneviler ortaya çıkarmak yalnızca Arapça bilmekle olacak bir iş değildir. Tefsir, hadis, fıkıh gibi ilimleri ve bunların usullerini bilmek gerekmektedir.[10] M. Fuat Köprülü Ümmi Kemal’i 15. yy Anadolu Türk Edebiyatı’nın en gizemli şairi olarak tanımlamaktadır.

“Şeyh Safi’den el aldığı, irşad için Anadolu’ya gönderildiği eserleri içerisin de anlatılmaktadır. Bazı kaynaklarda Ümmi Kemal’in Halveti’ye tarikatına değil Safevi Tarikatı’na bağlı olduğu belirtilmiştir.”[11] 

Osmanlı kaynakları halveti tarikatına mensup olduğundan bahseder.[12]

“Halvetî pirdaşlarından ve Muhammed Bahaeddin-i Erzincanî’nin halifelerinden olduğu konusunda kaynaklar birleşmektedir.”[13]

“Ölmeden önce yerine halife bırakmamıştır. Yolunu devam ettirenlere “Kemalliler” denmektedir.”[14]  

“Kemal” “mükemmeliyet” “Ümmi” ise “cehalet”[15] anlamına gelmektedir.[16]

Bursalı Mehmed Tahir Hicri 880 (Miladi 1475) tarihinde vefat ettiğini kaydeder.[17] Bazı kaynaklarda Ümmi Kemal’in asılarak öldürüldüğünden bahsederken bazı kaynaklar da ise onun şehitlik makamından söz etmektedirler.

Tekke Köyü’nde vefat ettiği ve türbesinin burada bulunduğu, ilk defa Bolu Şer’iyye Sicil Defterleri’ndeki kayıtlara dayanılarak ortaya konulmuştur. Yine bu sicillerdeki bilgilerle, ölümünden sonra soyunun bu bölgede devam ettirildiği, devlet tarafından ailesine bir takım muafiyetler tanındığı belirtilmektedir.”[18]

XV. yüzyılda yaşayıp, 880/1475 tarihinde ölmüştür.[19]

Evliyalar Ansiklopedisi Kemal Ümmi Maddesinde; Niğde’de doğduğu ve kabrinin de Niğde’nin Yenice mahallesinde olduğunu söyler. Çok sevilmesi yüzünden Karaman, Manisa, Mudurnu ve Niğde mevlevihânelerinde makamları vardır.” der.

Karaman, Manisa, Muğla, Niğde ve Bolu’da mezarları vardır.[20] Soyunun Gerede’de bulunması ve şer’iyye sicillerinde de kayıtlarının bulunması onun Bolu’da yatmakta olduğunun kuvvetli delilidir. 

Bulunduğu köy ve yaşadığı çevre: Tekke, Ümmi Kemal, Işıklar, Çalköy, olarak bilinir. 

“Osmanlı kaynaklarına göre asıl adı İsmail, Mahlası ise Ümmi Kemal’dir. Ümmi Kemal’in üç oğlu bulunmaktadır. Sinan, Cemal ve üçüncü oğlunun ismi belli değildir. Sinan medrese tahsili görmüş, diğer oğlu Cemal ise kendi halinde meczup bir halde yaşadığı belirtilmektedir. Kemal Ümmi’nin Şeyh Şehriban adında bir kız kardeşinin bulunduğu da belirtilmektedir.”[21]

Bolu Erenleri kitabında ise kaynak belirtmeden: “Kemal, Cemal ve Gökhalil”[22] isminde üç oğlunun olduğunu söyler. 

Kemal Ümmi’nin üç oğlu vardır. Birinci oğlu Sinan: Sinan Bey medrese eğitimi görmüş ve âlim bir zattır. Sinan medrese eğitimi gördüğü için “Ümmi olan kişiden şeyh olmaz” diyerek, babası bile olsa ona itibar edilmemesi gerektiğini söyler.[23]

Kemal Ümmi, oğluna hacca gitmesini ve tavaftan sonra Makam-ı İbrahim’de iki rekât namaz kılıp selam verince, yanında bir Pir-i fâni göreceğini söyler. O Pir, Sinan’ın müşküllerini de halleder:

Sinan Bey, deniz yoluyla hacca giderken gemi fırtınaya tutulur ve kayalara çarparak batar. Sinan Bey denize düşüp batarken, babası Hızır gibi yetişir ve onu kurtarır.

Karayoluyla yoluna devam ederken, Sinan Bey yine bu hac yolunda esir düşer ve yine babası tarafından kurtarılır. Sinan Bey, bu sıkıntıların babasına itiraz ettiğinden dolayı başına geldiğini anlar.

Yoluna devam eder ve Mekke’ye varıp Kâbe’yi tavaf yaptıktan sonra Makam-ı İbrahim’de iki rekât namaz kılar ve selam verdiğinde bir de bakar ki yanındaki Pir babası. Oradaki Kâbe Hizmetçisi de, Ümmi Kemal’in yıllardır namazlarını orada kıldığını söyler. Bu hadiseden sonra Sinan, babasının değerini anlar ve ona bağlanır.

“Hacı Bayram Veli ve Sarı Müderris, Ümmi Kemalin ümmiliğini kusur olarak görmez ve onu marifet sahibi olarak değerlendirirdi.”[24]   

Diğer oğlu ise Cemal’dir. Cemal meczub bir yaşantıya sahiptir. Onun, deli olduğunu söyleyenler olduğu gibi Allah dostu bir veli olduğunu söyleyenler de vardır.[25]    

“Bir defâsında da oğlu Sinan&#39a “Oğul, eğer ihlâsın varsa gel şu ayağımın üstüne bas. Göresin sen dahi vakit nicedir, demeyesin. Bu vakit gecedir.” dedi. Oğlu ayağına basınca, ayağını oynattı. Oğlu Sinan&#39ın gözünden perde kalkıp arşı seyretmeye başladı. Melekleri, semâyı doldurmuş namaz kılıyor halde gördü. Babasının bu kerâmetini görünce, onun büyük bir veli olduğunu anlayıp ayaklarına kapandı. Ondan feyz alıp saâdete kavuştu.”[26]

Evlenmiş ve çoluk çocuk sahibi olmuş, ölümünden sonra da soyu Tekke Köyü ve civarı ile Dörtdivan’da devam etmiştir. Zamanla soyundan gelenler, Bolu’nun Gerede ilçesine kadar yayılmışlar ve içlerinden dini eserler telif edip çevrede kuvvetli tesir ve iz bırakan kişiler yetişmiştir.[27] Hacı Emin Efendi ve oğlu Kemalettin Üstün Efendi gibi.

Ümmi Kemal’in Eserleri: 

1 – Risale-i İman: Namaz ibadetini konu alan bir eserdir. Namazı vecd ve huşû içinde kılmanın öneminden bahseder. 

2 – Kırk Armağan: Dini ve Tasavvufi 200 beyitlik bir mesnevidir. 

3 – Hikâye-i Hazire-i Kuds: 139 beyitliktir. Enes Bin Malik tarafından rivayet edilen bir hadisin nazma çevrilmiş şeklidir. Âhirette Cennet ve Cehennem halkı ayrıldıktan sonra; nebiler, veliler ve şehitlerin Adn Cennetinde “Hazire-i Kuds” denilen yere yerleştirilerek, Allahın cemalini görecekleri anlatılır.

4 – Risale-i Vefat: 91 beyitlik bir mesnevidir.

5 – Divan: Dünya görüşünü, tasavvuf anlayışını, sanatçı kişiliğini en iyi anlatan Sünni itikada mensup bir eserdir. Yrd. Doç. Dr. Hayati Yavuzer tarafından hazırlanmış, İ.B.Ü. Bolu Halk Kültürünü Araştırma Ve Uygulama Merkezi Yayınları arasında 2008 Bolu. “İnceleme-Metin” olarak yayımlanmıştır.

“Mesnevileri, bilhassa manzum ayet ve hadis mealleri açısından dikkate değer özelliklere sahiptirler. Divan’ı, Kemal Ümmi’nin hayatı, sanatçı ve mutasavvıf kimliği hakkında bize bilgi veren en önemli eseridir. Biri hariç, bütün manzumelerini aruzla söylemiştir.” 

“Şairin dili, eski Anadolu Türkçesinin bütün özelliklerini taşır. Genel olarak sade diyebileceğimiz bir dile sahiptir.”[28]

“İlâhî tarzındaki şiirleri ile şöhreti Anadolu sınırlarını aşmış Kırım, Kazan, Taşkent ve Özbek Türkleri arasında da tanınmıştır.”[29]

Işıklar Köyünde Her yıl “Ümmi Kemal” günü düzenlenmektedir. Hatimler indirilip dualar yapılmakta, mevlitler okunmakta, vaaz ve nasihatler yapılarak türbe ziyaretinde bulunulmaktadır. Türkiye’nin değişik yerlerinden gelen misafirlere yemek ikramında bulunulmaktadır.

KAYNAKLAR

[1] T. D. Vakfı İslam Ansiklopedisi, Kemal Ümmi maddesi.   

[2] Kemal Ümmi Divanı, Hayati Yavuzer 7.

[3] Kafkas Halklarının Folkloru Ve Linvokulturolojisi, Bakü 2013 Azerbaycan” kitabında yayımlanan “Kafkas Ve Anadolu Halklarının Ortak Değeri Ümmi Kemal” Arş. Gör. Rabia Betül Gürel; Yrd. Doç. Dr. Zeki Gürel.

[4] Yavuzer, 1997: 3

[5] Kemal Ümmi Divanı 7-18.

[6] 3179 Numaralı Temettüat Defterlerine göre Tekke-i Ümmi Kemal Karyesi. Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi. Hazırlayan: Bülent Kaya 2008. 

[7]Anadolu’nun değişik yerlerine yerleşen bütün Türk kabileleri genel itibarı ile bu şekilde yerleşip yaşadıkları anlaşılmaktadır.

[8] Gerede Kültür, Kalkınma Ve Dayanışma Vakfı Dergisi Sayı 17, Sayfa 48.  

[9] 3179 Numaralı T. D. göre Tekke-i Ümmi Kemal Karyesi. S. Ü. S. B. E. Yüksek Lisans Tezi. B. Kaya 2008; Kemal Ümmi Divanı, Yavuzer 24-25. 

[10] Hicekman, 1976-1977: 57-82 

[11] 3179 Numaralı T. D. göre Tekke-i Ümmi Kemal Karyesi. S. Ü. S. B. E. Yüksek Lisans Tezi, B. Kaya 2008. 

[12] Kemal Ümmi Divanı, Yavuzer 40.

[13] Türk Halk Şiiri 131. Anadolu Üniversitesi Yayını 2011.

[14] Kafkas H. F. Ve Linvokulturolojisi, Bakü 2013 Azerbaycan” kitabında yayımlanan “Kafkas Ve Anadolu Halklarının Ortak Değeri Ümmi Kemal” R. B. Gürel; Z. Gürel.   

[15]Ümmi, cehalet anlamını taşımaz. Ümmi, okuma yazma bilmeyen, medrese eğitimi almayan kişi demektir. Peygamberimizde “Ümmi” idi ve câhil değildi. Peygamberimizin Hanımlarından Ümmi Seleme okuma yazma bilmiyordu ama cahil değildi ve Peygamberimizden 378 hadis rivayet etti. Ümmi Sinan’ın “Risale-i Şerife-i İstanbuli Ümmi Sinan” isminde meşhur bir eseri vardır. Yunus Emre’de medrese eğitimi görmemiş ve tekke eğitimiyle yetişmiştir. Örnekleri çoğaltabiliriz. “Yunus, ümmi bir derviştir. Yunus bir şiirinde:

Yunus Emre’m oldum fakir

Ecel ensesini dokur

Gönül kitabından okur

Eline kalem almadı.” der. Bolu Vilayeti Salnamesi 322-323     

[16] 3179 Numaralı T. D. göre Tekke-i Ümmi Kemal Karyesi. S. Ü. S. B. E. Yüksek Lisans Tezi, B. Kaya 2008. 

[17] Osmanlı Müellifleri Cilt 1. S: 152.

[18] 3179 Numaralı T. D. göre Tekke-i Ümmi Kemal Karyesi. S. Ü. S. B. E. Yüksek Lisans Tezi, B. Kaya 2008.   

[19] Osmanlı Müellifleri 152; Kemal Ümmi Divanı, Yavuzer 19.

[20] Kemal Ümmi Divanı 51-54.

[21] 3179 Numaralı T. D. göre Tekke-i Ümmi Kemal Karyesi. S. Ü. S. B. E. Yüksek Lisans Tezi, B. Kaya 2008. 

[22] Bolu Erenleri, Cevat Alparslan 1998 Ankara.

[23]Ulemâdan Akçakavaklı Sarı Müderris’de, (onu anlayıp teslim olana kadar) Ümmi olanın şeyh olamayacağını söyleyenlerdendir. (Kemal Ümmi Divanı 13.)   

[24] Kemal Ümmi Divanı, Yavuzer 30.

[25] Kemal Ümmi Divanı 9-10-11.

[26] Evliyalar Ansiklopedisi, Kemal Ümmi Maddesi.

[27] Kemal Ümmi Divanı 26.

[28] 3179 Numaralı T. D. göre Tekke-i Ümmi Kemal Karyesi. S. Ü. S. B. E. Yüksek Lisans Tezi, B. Kaya 2008.   

[29] Bilal Aktan, Türkiyat Araştırmaları Dergisi 95.